Kayra Işık (oğlum) doğduğundan beri onun, dönmesi, oturması, emeklemesi, yürümesi, ellerini kullanması vb. gelişim süreçlerini izlerken sıkça düşündüğüm bir konu var: Israrla ve emin şekilde çabalamak.
Emekleme aşamasını düşünüyorum mesela. Akşamları o kadar uykusu geldiği anlarda bile, onu yatağa koyduğum an yüzüstü dönüp kendini kaldırmaya çalışıyordu. Ta ki tam bana doğru kendini sürüklemeye niyetlenirken aniden düşüp uyuyakaldığı saniyeye kadar. Ve gece hemen her uyku döngüsünde daha gözünü açmadan yine dönüp kolları üzerinde yükselmeye çalışıyordu. İlk emeklediğini gördüğüm gün oldukça şaşırmıştım çünkü bir gün önceki denemeleri hala son derece beceriksizceydi ve bence pek ümit vaat etmiyordu.
Bu başarısız denemeleri yaklaşık 3,5 ay boyunca kaç yüz kere tekrarladı bilmiyorum ama bunun onun için önemli olmadığına şüphem yok. İçgüdüsel bir eminlikle yapacağını bildiği için yapana kadar devam etti.
Acaba biz bu yılmaz insanı ne zaman kaybediyoruz, hep bunu düşünüyorum.
Biz büyürken ne oluyor da 1-2 kez deneyip hatta bazen daha denemeden olmayacağına karar veren kimseler oluyoruz?
Bu inancımızı, güvenimizi, azmimizi neden kaybediyoruz? Bu sorunun cevabı her birimiz için ayrı olabilir. Ama “Bu gücü tekrar nasıl kazanırız?” sorusunun cevabı tek: Tekrar ve tekrar deneyerek.
Her şeyi birkaç yüz kere denemeliyiz demeyeceğim ama belki 10’da anlaşabiliriz.
Sizce de varlığımız ve hayallerimiz bu kadarlık bir fırsatı ve çabayı hak etmiyor mu?



