Yazılar

Soru Yağmurundan Öğrenme İsteksizliğine Giden Yol

Son yıllarda sıkça duyduğumuz ve belki de çocuklarımızda gözlemlediğimiz durumlar; öğrenmede isteksizlik ve dikkat dağınıklığı. Ancak çocuğumuzda zihinsel bir rahatsızlık yoksa bunun nasıl olabildiğini anlamak da güç!

      Küçük bir çocukla temas edenler onun nasıl bir merak içinde yaşadığını iyi bilirler. Sorularının sonu gelmez. Her şeyi öğrenmek isterler. Bunu ısrarla isterler ve öğrenmek için büyük bir dikkat ve çaba harcarlar.

      Peki bu kadar öğrenme hevesi ve yeteneğiyle donatılmış bu çocuk ne olur da öğrenme ve odaklanma kapasitesini kullanmaktan vazgeçer?

* Eline aldığı bir eşyayı inceleyecekken eşyaya zarar vermesin diye elinden alırız.

* İçinde ne olduğunu merak ettiği çekmeceye gitmek isterken tutup kucağımıza oturtur “bak burada ne varmıışş.” diye çekmeceye yönelttiği dikkatini çekmeye çalışırız.

* Onlarca oyuncakla dolu odasında çocuk oyuncaklardan biriyle haşır neşir iken ona başka bir oyuncak uzatırız.

* Evi temizlerken çocuğu görüntü hızı ve ışıklarıyla bizi bile uyuşturan TV’nin karşısına oturturuz.

* Kendisi yemek yemek isterken çorbayı üstüne dökmesin diye biz yediririz.

* Bir hayvana temas etmek istese korkutup elletmeyiz.

* Soru sorsa “yavrum bi sus, öyle her şeyi merak etme” deriz.

* Yeni yapabildiği bir beceriyi göstermek istese ona doğru bakmadan “hıhımm çok güzel” deriz.

* Okula başlayıp bir derste zorlandığında “aslında çok basit bak” deyip anlamasını kolaylaştıracağımızı sanırız.

Böylece çocuğun öğrenme isteği, merak duygusu ve dikkat kapasitesi türlü tecrübelerle atıl kalmaya başlar.

Sahip oldukları kıymetli yetenekleri koruyacakları alanı sunarak, yaşamı, hem çocuklarımız hem de kendimiz için daha güzel ve heyecanlı kılabilmemiz dileğiyle…

Yorumunuz