Yazılar

Özgürlük İçin Disiplin

Disiplin pek çoğumuz için duyduğumuzda bile içimizi sıkan bir kelimedir. İnsanda hemen bir daralma ve sınırlanmışlık hissi yaratır. Bu aslında disiplinin hatalı tanımları ve uygulamaları sebebiyle edindiğimiz algıdan kaynaklanır. Belki disiplinin bize sunduğu imkanları fark edersek adını temize çıkarabiliriz. Bu yazımızda göreceğiz ki, aslında “O” bizim arayıp da bulamadığımız şey.

Disiplin kelimesinin kökeni Fransızca’dan gelir ve ilk anlamı eğitimdir. İngilizce’de eğitim anlamına gelen  education kelimesi ise educare ve educere köklerinden gelir. Educare kökleri beslemek, educere ise içeride olanı çekip dışarı çıkarmak anlamındadır.

Peki disipline niçin ihtiyacımız var?

Gündelik sıradan işlerden başlayıp uzun soluklu planlarımızı uygulamaya kadar şöyle bir insanlık hallerimize göz atalım.

Sabahları erken kalkmaya karar verip alarmımızı kuruyor sabah ise 3 ertelemeden sonra derin bir uykuya dalıyorsak,

Her hafta başında spora başlamaya niyetlenip 52. sefere kadar öteliyorsak,

Her Pazartesi diyete başlayıp Salı günü sonlandırıyorsak,

Çevremizdeki kişiler bizden bir karar beklediklerinde kesin bir cevap vermekten korkuyorsak,

İnsanlara bir konuda söz vermek bizim için daraltıcı bir durumsa,

Geçtiğimiz dönem son gece çalışılan final sınavlarından gerekli dersi alıp bu dönem çalışmaya tam 1 gün önce başlıyorsak,

İşimizde tamamlamamız gereken projeye son günlere gelmemize karşın hala başlayamıyorsak,

Kendimizde doğru bulmadığımız bir tutumu değiştirmeye karar verdiğimiz, hep o davranışı tekrarladıktan sonra aklımıza geliyorsa,

Yaşamımız adına bir sürü plan yapıp hiçbirini uygulamaya geçiremiyorsak,

Ve hayatımızda yapmak istediğimiz pek çok şey sadece düşünerek tatmin olduğumuz, zihnimizde uçuşan bulutlara dönüşüyorsa, kendimizi eğitip, öz disipline kavuşmamızın zamanı gelmiş de geçiyor demektir. Köklerimizi besleyip içimizdeki eyleme geçme kararlılığını açığa çıkarma vaktidir.

Disiplin bize karar verdiğimiz şeyi yapmak istediğimiz anda yapabilme iradesi verir. Yani sanılanın aksine bizi sınırlamaz, özgürleştirir. Disiplin sayesinde kendimizi ataletin, tembelliğin ellerinden kurtarıp “Gerçekleştirme Özgürlüğü”ne erişiriz. Bunun bize ve yaşamımıza katacağı güç ve yeniliği ise sanırım hepimiz hayal edebiliriz.

Ne dersiniz? Sizce de disiplin can dostlarımızdan biri olmayı hak etmiyor mu?

“Niye kendisini bu kadar kötü tanımışız, hayret!” diyorsanız, vebali Büyük Friedrich’in boynunadır.

(Prusya Hükümdarı Büyük Friedrich disiplin kelimesini ceza anlamında ilk kullanan kişi olarak bilinir.)

Yorumunuz